Hizmet Tespit Davası
Hizmet tespit davası, bir işverene bağlı olarak çalışan işçilerin, işe başlangıç tarihlerinin, çalışma sürelerinin tespitini sağlamak amacıyla açmış oldukları bir dava türüdür. Son dönemlerde gündemde olan Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT ) yasası olarak adlandırılan yasa ile birlikte 9 Eylül 1999 tarihinden önce iş hayatına başlayan fakat sigorta girişleri bu tarihten sonra bildirilen işçiler için hizmet tespit davası gündemi oldukça meşgul etmektedir.
Son çıkacak yasa ile birlikte 9 Eylül 199’dan önce sigorta girişleri olan ve prim gün sayısını doldurmuş milyonlarca vatandaş yaş şartı aranmaksızın emekli olabileceklerdir. Ancak 9 Eylül 1999’dan önce iş başlangıcı yapmasına rağmen, iş giriş bildirgesi işveren tarafından ilgili kuruma verilmediği için yüzbinlerce vatandaşın da emeklilik hakkından faydalanamamasından kaynaklı mağdur olacağı aşikardır. İşte bu mağduriyetlerin ortadan kalkması adına hizmet tespit davası önem arz etmektedir.
Hizmet Tespit Davası’nın Şartları Nelerdir ?
Hizmet tespit davası 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 86. Maddesinin 9. Fıkrasına göre açılabilmektedir.
Hizmet tespit davası işçiler tarafından işverene karşı açılan bir dava türüdür. Hizmet tespit davası açılabilmesi için;
- Öncelikle işveren ile işçi arasında iş sözleşmesinin bulunması gerekmektedir.
- İşçi iş sözleşmesi uyarınca işverene bağlı iş yerinde çalışmalıdır.
- İşveren tarafından işçinin çalıştığı günlere ilişkin beyannamenin hiç verilmemesi veya geç verilmiş olması gerekmektedir.
- SGK tarafından işçinin sigortasız çalıştırıldığının veya primlerinin eksik yatırıldığının tespit edilmemiş olması gerekmektedir.
Hizmet Tespit Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Neresidir ?
- Görevli Mahkeme
- Hizmet Tespit Davası’nda görevli mahkeme 5510 sayılı kanun uyarınca İş Mahkemeleridir.
- Küçük ilçe adliyelerinde iş mahkemeleri bulunmamaktadır. Bu durumda davacı işçi hangi mahkemede davasını açabilir sorusu akıllara gelmektedir. İş mahkemesi olmayan yerlerde, Asliye Hukuk Mahkemeleri, iş mahkemesi sıfatıyla Hizmet Tespit Davalarına bakmaktadırlar.
- Yetkili Mahkeme
- Hizmet Tespit Davaları davalı işverenin ikameti mahkemesinde açılabilmektedir.
- Hizmet Tespit Davaları davacı işçinin çalıştığı yer mahkemesinde de açılabilmektedir.
- İşçi ile işveren arasında mahkemenin yetkisine ilişkin sözleşmeler geçerli sayılmamaktadır.
Hizmet Tespit Davasında Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır ?
Milyonlarca vatandaşa emeklilik hakkı tanıyacak olan yeni yasa 9 Eylül 1999’dan önce sigortalı görünen kişileri kapsayacağı için, açılacak olan hizmet tespit davasında zamanaşımı süresi sorunu karşımıza çıkmaktadır. Zamanaşımı konusunu iki başlık halinde inceleyeceğiz.
- İşveren tarafından işçinin işe giriş bildirgesinin hiç verilmemiş olması durumunda zamanaşımı süresi:
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 86. Maddesinin 9. Fıkrasına göre işveren tarafından aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi (işe giriş bildirgeleri) Sosyal Güvenlik Kurumu’na hiç bildirilmemiş ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından tespit edilemeyen işçiler için zamanaşımı süresi, hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıldır.
- Zamanaşımı süresi davalı işveren tarafından da davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi, mahkeme tarafından da yargılamanın her aşamasında itiraz olmaksızın dikkate alınmaktadır.
- 5510 sayılı yasanın 86. Maddesinin 9. Fıkrasındaki 5 yıllık zamanaşımı süresi, işçinin davalı işveren yanında çalışmış olmasına rağmen, işe girişinin hiç bildirilmemiş olması veya işçinin o dönem içinde çalıştığının kurum tarafından tespit edilemediği durumlarda geçerlidir. Bu husus Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 22/11/2022 tarihli kararında açıkça ortaya konulmuştur.
- YARGITAY10. HUKUK DAİRESİ
E. 2022/11421
K. 2022/14616
T. 22.11.2022
‘’Bu kapsamda işe giriş bildirgesi düzenlenmediği veya düzenlenmesine karşın kanuni hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilmediği, bu süre içerisinde Kuruma verilen dönem bordroları ile bildirimin yapılmadığı, sigorta primlerinin Kuruma yatırılmadığı, çalışmanın varlığı yönünde sigorta müfettişince herhangi bir saptamanın söz konusu olmadığı durumlarda, hizmetin varlığını ileri süren kişilerin hak düşürücü süre gerçekleşmeden yargı yoluna başvurması zorunludur.’’
- İşveren tarafından kuruma verilmesi gereken belgelerden birinin verilmiş olması durumunda zamanaşımı süresi:
İşveren tarafından kuruma verilmesi gereken belgelerden birinin verilmiş olması halinde 5yıllık hak düşürücü süre söz konusu olmamaktadır. Böyle bir durumda herhangi bir hak düşürücü süre yoktur. Yargıtay 10. Dairesi aşağıda paylaştığımız kararında bu konuya açıklık getirmiştir.
- YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ
Esas: 2021/2870
Karar: 2021/5681
506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/8. maddelerine göre Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır. Yasada yer alan 5 yıllık süre hak düşürücü olup mahkeme tarafından kendiliğinden nazara alınması gerektiği gibi davacının aynı işyerinde çalışmasını sürdürmesinin veya 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde tekrar aynı işyerine girerek çalışmasının, hak düşürücü sürenin işlemesine engel olmayacağı ve hak düşürücü sürenin, kesilmesi ve durmasının mümkün bulunmadığı hukuksal gerçeği de ortadadır.
İşverenin, çalıştırmış olduğu sigortalılara ait hangi belgeleri Kuruma vermesi gerektiği Kanun’un 79/1. maddesinde açıkça ifade edildiği üzere yönetmeliğe bırakılmıştır. Atıf yapılan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin dördüncü kısmında işverence verilecek belgeler düzenlenmiştir. Bunlar, aylık sigorta primleri bildirgesi (SSİYön.Madde16), dört aylık sigorta primleri bordrosu (SSİYön. Madde 17), sigortalı hesap fişi (SSİY. Yön. Madde 18) vs.dir. Yönetmelikte sayılan bu belgelerden birisinin dahi verilmiş olması halinde artık Kanun’un 79/10 (eski 8) maddesinde yer alan hak düşürücü süreden söz edilemez. Yargıtay uygulamasında anılan maddenin yorumu geniş tutulmakta; eğer sayılan belgelerden birisi işveren tarafından verilmişse burada Kurumun işçinin çalışmasından haberdar olduğu ve artık hizmet tespiti davası için hak düşürücü sürenin varlığından söz edilemeyeceği kabul edilmektedir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin kararından da görüleceği üzere aşağıdaki belgelerin kuruma verilmesi halinde hak düşürücü süreden söz edilemez. Nedir bu belgeler?
- Aylık sigorta primleri belgesi
- Dört aylık sigorta primleri bordrosu
- Sigortalı hesap fişi
- Sigorta Müfettiş Raporu ile İşçinin Çalışma Durumunun Tespit Edilmiş Olması Durumunda Zamanaşımı Süresi:
Davacı işçinin çalışma durumu sigorta müfettiş raporu ile tespit edilirse, 5 yıllık hak düşürücü süre açılan dava bakımından uygulanmayacaktır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi yukarıda paylaştığımız kararda hak düşürücü sürenin olmayacağı yönünde karar vermiştir.
Maddede belirtildiği üzere yönetmelikle tespit edilen belgelerin (işe giriş bildirgesi) verilmesi durumunda hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gibi çalışmaların sigorta müfettiş raporu ile saptanması durumunda da hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemeyeceği açıktır. Bir sigortalının askere gitmeden önce çalıştığı işyerini askerliğe müteakip girmesi durumunda hizmet akdi mecburi hizmet nedeniyle kesilmiş olduğundan artık hak düşürücü sürenin oluştuğundan bahsedilemez. Davacıya ödenen ücretten sigorta primi kesilen hallerde, davacının iş ve sosyal sigorta mevzuatının öngördüğü sigorta hak ve yükümlülüklerini yerine getirmesi nedeniyle Kurumun Yasa’dan kaynaklanan denetim ve inceleme görevini yapmaması karşısında hak düşürücü sürenin işlemeyeceği kabul edilmelidir.
Hizmet Tespit Davasında Yargılama Süreci ve Deliller:
- Hizmet tespit davası iş mahkemelerinde açılmaktadır. İş mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir.
- Hizmet tespit davası, davalı işçi tarafından davalı işverene açılmaktadır.
- Açılan dava Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbar edilmekle, Sosyal Güvenlik Kurumu bu davada feri müdahildir.
- Hizmet tespit davası her türlü delille ispatlanabilmektedir. Hizmet tespit davası niteliği gereği mahkemece resen araştırma ilkesine tabidir.
- Davanın kabulüne karar verildiği durumlarda, davacı işçinin aylık kazancı ve prim ödeme gün sayısı bakımından, mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır.
Vermiş olduğumuz bilgiler genel hatlarıyla verilmiş olup, sizlere daha faydalı bilgiler verebilmek ve hukuki destekte bulunabilmek adına sizleri uzman kadromuzla çalıştığımız ofisimizde ağırlamaktan memnuniyet duyarız
